• Cuma
  • icon icon YÜKSEK : °C DÜŞÜK : °C
more
Y :
°C
D :
°C
Rüzgar :
KmPH
Nem Oranı :
%
15.Aralık.2017 Cuma
16.Aralık.2017 Cumartesi
17.Aralık.2017 Pazar
weather-icon Cuma
Y :
°C
D :
°C
R :
KmPH
N :
%
weather-icon Cumartesi
Y :
°C
D :
°C
R :
KmPH
N :
%
weather-icon Pazar
Y :
°C
D :
°C
R :
KmPH
N :
%

Umurbeyin Tarihçesi

UMURBEY'İN TARİHÇESİ

M.Ö. 6000 yılında Orta Asya’dan Karadeniz’in kuzeyinden dolaşarak Rumeli’ye ve tuna Boylarına inen Türkler Dardanya’nın etrafında toplandılar. Onun önderliğinde Çanakkale Boğazının Anadolu yakasına geçtiler ve buralara yerleştiler. Dardanyanın torunlarından güzel dardanya kafilesiyle Birlikte bugünkü  Umurbey’in çevresine yerleşti. Uzun bir süre ilkel bir yaşam sürdüler. Tarımla uğraştılar, silahlarını ve bazı araç gereçlerini madenden yapmaya başladılar.M.Ö. 4000 yıllarında bugünkü Umurbey kasabasının yarım kilometre güneyindeki Samutlar tepesi denilen kayalık yerde “PERKUT” şehrini kurdular.Şehir devleti durumunda olan PERKUT, İoniya ve Aiol göçlerinin etkisinde kaldı, sırası ile Pers,Roma,Doğu Roma ve Bizans hakimiyetlerine girdi.

1346 yılında Karasi Beyliğinin Osmanlı Beyliğine ilhakından sonra Çanakkale Boğazının anadolu kıyısındaki diğer Bizans toprakları ile birlikte Osmanlı topraklarına katıldı. Bu sırada Perkut’a gelen Orhan Bey buranın adını değiştirerek “BERGAZ” yaptı. 1926 yılında Çanakkale’de toplanan bir meclis Bergaz adının “UMURBEY” olarak değişmesi kararını aldı.Bu karar  T.B.M.M de ‘de onaylandı.Beldenin  adı ,Anadolu Beyliklerinden Aydın Beyi, Mehmet Beyin oğlu Umur Beyden gelmektedir. Anadolu Beylikleri zamanında Bizans İmparatoru, Kostankuzenos’un başı dertte idi. Bizans Tahtında hak iddia eden Peleologos’lar ve onlara yardım eden Bulgarlara karşı Aydın Beyi Umur Beyden yardım istedi  1345 yılında Saruhanoğulları ve Karasioğulları desteğinde imparator Kostantinkuzenos’a yardım için geldiğinde Perkut’lular Umur Bey’e kapılarını açtı. Umur Bey, buradan Trakya’ya geçti.Gelibolu üzerinden yürüyerek Paleologoslar ve Bulgarlara karşı pek çok başarılar kazandı. Bu şavaşta Perkut’lular, Umur Bey’in yanında yer aldılar ve oldukça sarsıldılar. Uzun süre Avrupa siyasi yaşamında oldukça etkili olan Umur Bey’in Perkut’lularca pek çok sevilip sayıldığı anlaşılmaktadır.

İlk Perkut’lular , Truvalılarla çaşdaştılar. Onların uygarlıklarından etkilenmişlerdir. ünlü Truva Savaşında Truva’lılarla birlikte yenildiler. Bir ara hürriyetlerine kavuştularsa da M.Ö. 1000 yıllarında tekrar Yunanlıların hakimiyetine girdiler. Yunanlılar buraya birtakım eserler yaptılar. M.VIII asırda Lidyalıların 498 de de Perslerin eline geçti. M. Ö. 461 yılına kadar Perslerin elinde kaldı.27 yıl hür yaşadılar.

Makedonya Karlı Büyük İskender M.Ö. 334 yılı ilkbaharında Gelibolu Yarımadasında ki Sestos’tan (bugünki Akbaş limanı) ordusuyla Asya kıyılarına geçti.İliona giderek Truva kahramanlarına saygıda bulunduktan sonra Abydos ‘tan Yapıldak köyü’ne gelir.Perkut üzerinden Lapseki’ye geçerek Biga çayına ulaşır.Burada Perslerleri büyük bir yenilgiye uğratır.Böylece Perkut Büyük İskender’in eline geçer. Jül sezar zamanında Perkut şehri en parlak zamanını yaşar.

Hellenislik dönemin özelliklerinden olan tapınak ve sütunlarla süslü olarak caddeler yaptılar.Emevi hükümdarı Muaviye ordusuyla Perkut’u istila etti Ancak; Bizans saldırılarına dayanamayarak geri çekildi. Böylece Bizans’lıların eline tekrar geçti. Bizans’lıların döneminde Perkut oldukça gelişmiştir.Halkın nufusunun arttığından kuzeye ve ovaya doğru gelişmiştir. Akpınar suyunun başında bir çamaşırlık yapmışlar ve bu suyun çevresine de evler yapmışlardır. Günümüzde kazıldıkça temellerinr rastlamak mümkündür.

Aydın Beyi Umur Bey, bir müddet dinlendiği ve misafir edildiği o zamanın en güzel mahallesine “Umurbey Mahallesi” denilmektedir. Umur  Beyden sonra buraya gelen Orhan bey kiliseyi camii ye çevirip,adını Bergaz yaptıktan sonra kasabanın yerleşim yeri biraz daha aşağıya kaymıştır.

Osmanlı padişahı Murat Hüdavendigar  Bizanslılarla yaptığı savaşı buradan yönetmiştir. Kasabanın ortasındaki  Murat  Hüdavendigar’ın karargah olarak kullandığı evin bulunduğu bu mahalleye “Hüdavendigar Mahallesi” denilmektedir. Va camii de bu ismi almıştır.

Belde’nin en eski mahallesi, bir zamanlar tabakhanelerin bulunduğu Tabaklar Mahallesidir.Sırasıyla Umurbey Mahallesi, Hüdavendigar Mahallesi ve bir zamanlar kadıların oturduğu Kadı Mahallesi gelmektedir. 

Balkan savaşı, 1.Dünya savaşı ve Kurtuluş savaşı nedeni ile kent nufusu oldukça azalmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında Yunan askerleri, Umurbeyin girişine kadar gelmişlerdir. Fakat yapılan çatışmalar  sonunda  düşman cesaret edip Umurbey’e  girememişlerdir.

Kurtuluş savaşı esnasında Fransız askerlerinin  denetiminde bulunan  Akbaş cepaneliği baskınında  Kuva-i Milliyeci Köprülü Hamdi Bey’e Umurbey’lilerde yardım etmişlerdir. Çanakkale Boğazından  Anadoluya geçirilen çok sayıda silah ve cephaneliğin  Umurbey  Çan yolu üzerinden naklinde Umurbeyli’ler yardımcı olmuştur.

Lapseki’ye bağlı bir belde konumundaki Umurbey’in Sokaklardaki yassı ve yuvarlak Bizans sütun parçalarının yanı sıra Osmanlı devrinden bazı harabelerdeki devşirme malzemeler de buna işaret etmektedir. Burasının eski adı “Bergaz/Burgaz” dır. I. Murad devrine ait olan camisi yakın zamanlarda yıktırılarak yerine yepyeni bir cami yapılmıştır. Eski caminin  sütunları,Çanakkale Arkeoloji Müzesi’ne getirilmişlerdir.Belde de tarihi bir hamam kalıntısı ile üzerinde üç kitâbe yer alan bir çeşme harabesi, sağlam durumda kitâbeli bir başka çeşme ile kitâbesiz iki çeşme belirlenmiştir. Hamamın plan rölövesi çıkarılmıştır. Üç kitâbeli çeşmedeki  kitâbelerden birisi (H.857 / M.1453) Fatih devrine aittir. Diğer kitâbeler H.1069/M.1658-59 ve H.1131/M.1718-19 tarihini taşımaktadır. Diğer çeşme ise H.1181/M.1767-68 tarihlidir.

Kasabadaki kitâbesiz çeşmelerden birisi, ayna taşının bezemesi ve sivri kemerli nişiyle Lâle devrine uygun düşmektedir. Dördüncü çeşme de sivri kemer nişlidir. Bu yapıda ayna taşı olarak bezemeli bir Bizans mermer levhası kullanılmıştır. Belde de  şimdi mevcut olmayan bir mescitin haziresinde  sütun biçimli bir şahide dikkati çekiyor. Mehmed bin Fethullah’a ait şahidede M.1617-18 tarihi okunmaktadır. Umurbey’in tarihî mezarlığı  Mezarları ve taşların çoğu toprak altında kalmıştır. Yüzeyde görülebilen şahideler üzerinde H.1153, 1180, 1181, 1187, 1221 ve 1331 tarihleri okunmuştur. Umurbey’in yaslandığı yamacın yukarısında anıt niteliğinde bir çınar vardır. Umurbey’in yukarısındaki Tabaklar köyü, şimdi beldeye bağlı bir mahalledir. Burada da anıtsal bir çınar ağacı bulunmaktadır.